Ana Sayfa | Üye Kaydı | Üye Girişi | Hakkımızda | İletişim

  BİZDEN HABERLER

DestekNet

  E-POSTA LİSTESİ
Yeni destek paketlerinden ve DestekNet ile ilgili gelişmelerden haberdar olmak için E-Posta listemize üye olun.

 

     

  ANKETİMİZE KATILIN
Sizce DestekNet'in kobilere verdiği desteklerden en faydalısı hangisidir?

Pro Paket

Eko Paket

Ücretsiz Hosting
   

Eğitim      

İnternet Üzerinden Ürün Satarken Uygulanacak 10 Altın Kural


E-Ticaret ve E-İş, kendi işini kurmak isteyen girişimciler için yeni fırsatlar oluşturmaktadır. Küçük girişimciler, web üzerinde açtıkları e-dükkânlarda farklı ürünler satabilmekte, danışmanlık hizmetleri verebilmekte ya da 2000'li yılların popüler konusu olmaya aday, 'bilgiyi arama ve işine yarayan kişiyle buluşturma' yani 'bilgi danışmanlığı' yapabilmektedirler. Aşağıda, web üzerinde e-iş, e-ticaret uygulamaları yaparken ve e-dükkân açarken ilk anda dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar özetlenmiş durumda.

1) İlk kural, tabii ki çok çalışmak! Unutmayın ki, bir lise öğrencisi, büyük bir şirketten daha iyi ve çekici bir web sayfası yapabilir. Bu yüzden, internet üzerinden servis veren şirketlerin büyüklükleri, dükkân vitrini sayılan web sayfaları sözkonusu olduğunda, o kadar da önemli değildir!

Ürün tanıtımı ya da satışı yapılan bir web sitesi, sürekli ilgi ve canlı tutulmak ister. Unutulmamalı ki, milyonlarca müşteri internette geziniyor ama aynı zamanda binlerce e-dükkân da, sadece 1 fare tıklaması uzaklıkta! O yüzden ilgi çekmek son derece önemli. Bunun için de çok çalışmalı ve web'in özelliklerini kullanarak e-dükkânınızı "farklı" yapmalısınız. Sonuçta, internet üzerinde iş kurmakta, normal hayatta iş kurmaya benzer. Başarılı olmanın altın kuralı aynı: Çalışmak, çalışmak, çalışmak.

Web, size müşterilere ulaşabileceğiniz ucuz bir kanal sunar. Bu kanalı verimli kullanmak ve internet üzerinde e-ticaret yapmak için çok paraya ihtiyacınız yok. Sadece, dikkatli ve süreklilik içinde çalışmak.

2) Faaliyet Sahasını ve Satacağınız En Uygun Ürünü Bulmak: Çok çalışmak birçok şeyi değiştirse de, öncelikle sizinle benzer ürünleri satan web şirketleriyle rekabet edip edemeyeceğinizi iyi saptamanız lazım. Sonrasında, bunu göze alan bir ürün portföyü ve satış stratejisi geliştirmelisiniz. Web şirketleri farklı ülkelerde olsa bile, internet kullanıcıları (potansiyel müşteriler) için sadece iki farklı web sayfasıdırlar. O yüzden, söz gelimi, Türkiye'de CD satan bir e-dükkân açıp bu konuda güçlü bir altyapısı ve deneyimi olan başka bir Amerikalı ya da Avrupalı şirketle rekabet etmek zor olabilir. Ama söz gelimi, Türk Müziği CD'leri satan bir dükkânın daha fazla başarılı olma şansı vardır. Bu yüzden, faaliyet sahasını ve satılacak ürünü seçmek son derece önemlidir.

3) Web Sayfasının Kalitesi: Web sayfasının ne kadar kaliteli hazırlandığı müşterinin ilgisini çekmek için son derece önemlidir. Çok iyi hazırlanmış bir web sayfası, o sayfada satılan ürünleri satın alacak müşteriler için de bir güven unsuru olacaktır. Doğal olarak, web sayfasının kalitesi orada sattığınız ürünün kalitesi ile doğrudan orantılı değildir. Ama e-dükkânların vitrini de hazırlamış olduğunuz web sayfalarıdır! Hiç vitrini iyi hazırlanmış bir dükkanla, hazırlanmamış olan bir olur mu?

İyi hazırlanmış web sayfaları sade görünür, renk seçimleri ve yazı tipleri göze hoş gelir ve sitenin ismine, içeriğine uygundur. e-dükkanlar için hazırlanan web sayfalarında, ürün tanıtımları için ve genel bilgi amaçlı olarak yüksek kalitede resimler kullanılmalıdır. Ancak, yüksek kaliteli resim hiç bir zaman yüzlerce kilobyte uzunluğunda olmamalıdır! Olabildiğince kaliteli, ama az hacimli resimler olmalı (sadece birkaç kilobyte kadar!). Unutmayın ki, dükkânınıza gelen herkes yüksek hızlarla internete bağlanmıyor!

Benzer şekilde, web sayfalarına koyduğunuz he türlü bilgi ve anlatımda kelime yanlışları ya da anlam bozuklukları da olmamalıdır.

4) Gezilmesi Kolay Dükkânlar Yapın: E-dükkânınızı, gezilmesi, alışveriş yapılması kolay yapın. Web sayfaları TV kanalları gibidir. Sitenize gelen birisi bilgiler ve ürünler arasında kaybolur, aradığını bulamazsa başka bir sayfaya (muhtemelen başka bir e-dükkâna) 'zaping' yapacaktır. Bunu engellemenin yolu, sitenizi olabildiğince basit (kolay gezilir) ve sade yapmaktan geçer. E-ticaretin ilk yıllarından beri yapılan uygulamalardan görülmüştür ki, insanlar web sayfalarında 'frame' görmekten pek hoşlanmıyorlar. Bu yüzden, frame kullanmaktan kaçının.

Ayrıca, insanların dükkânınızı gezmesini istiyorsanız (unutmayın, bir şey almak zorunda da değiller... İyi izlenim edinen bir ziyaretçi, hiç bir şey almasa da, arkadaşlarına bedava tanıtımınızı yapacaktır!), onların önlerine "sitenize kayıt olma zorunluluğu", uzun ve bıktırıcı boşluklarla dolu bilgi formları vb çıkartmayın. E-ticaretin ilk yıllarında yapılan tipik yanlışlardı bunlar. Belki yanlış demek yerine, e-alışveriş yapanların hoşlanmadığı ve ısınamadığı uygulamalar diyelim. Sistem kendi dinamizmini oluşturuyor. Ziyaretçiler, fare (mouse) ile tıklamaya bayılırlar, ama birşeyler yazmaktan hoşlanmazlar! Müşterilerinizin tek yazacağı şey, kredi kartı bilgileri olmalı! Bilgi amaçlı düzenlediğiniz anketleri bile, yazılı değil de çoktan seçmeli butonlarla (düğme) oluşturma yoluna gidin.

5) Mağazanız 'Sanal' Olabilir. Ama Siz Her Halinizle E-Dükkânınızda 'Gerçek' Olun: Bunu ziyaretçilerinize hissettirin. Mutlaka, bir e-dükkân açmadan önce birkaç tane e-dükkandan alışveriş yapın. Bu dükkânları ve web tasarımlarını, sizde uyandırdıkları izlenimleri (güven, ilgi...vb) alıcı gözle değerlendirin. Artık, 7-8 yaşındaki çocuklar bile web sayfası yapıyor. Sitenize gelen müşterilerin güvenli bir yerden alışveriş yapıyor duygusunu yaşamalılar. Sattığınız ürünlerin bir kataloğunu müşterilerinize sunun. Gerçekten 'iş yapmak istediğiniz' mesajını mutlaka verin. Kötü bir web sayfanızın olması tabii ki hiç olmamasından daha iyidir, ama bu şekilde de pek bir iş yapıp para kazanamayabilirsiniz.

6) Verdiğiniz Servisleri Ön Plana Çıkartın: Söz gelimi; müşteri destek servislerini, ürünlerinizle ilgili ilk anda sorulabilecek sorular ve cevaplarını sayfalarınızda ön plana çıkartabilirsiniz. Ayrıca, e-dükkânınızdan alınan ürünleri (siparişler) hızlıca teslim etmek (kimse aldığı bir ürünün haftalar sonra teslim edilmesini istemez, değil mi?) ve bunu vurgulayarak söylemek müşteriler için çok iyi bir etki bırakacaktır.

Her müşteriye aynı önemi verin. Ve mutlaka bir e-posta yazışma adresi bağlantısını ana sayfanıza (dükkânınızın girişine/vitrinine) koyun. Bu yolla, söz gelimi, ziyaretçilerin, ürünleriniz hakkındaki fikirlerini sorabilirsiniz.

E-dükkanınıza gereksiz bağlantılar (link) koymayın. Yoksa ziyaretçilerinize başka yerlere 'zaping yapma' imkânını kendi ellerinizle vermiş olursunuz. Kendi kendinize gol atmayın.

7) Sitenizin reklâmını/tanıtımını yapın: e-dükkanınızı tanıtmanın 2 yolu var :
Sitenizi arama motorlarına kaydettirin.
Tüm dünyada en çok bilinen 8 tane arama motoru vardır. Bunlar,
Yahoo, http://www.yahoo.com/
Altavista, http://www.altavista.com/
Excite, http://www.excite.com/
MSN, http://www.msn.com/
Web Crawler, http://www.webcrawler.com/
Infoseek, http://www.infoseek.com/
Hotbot, http://www.hotbot.com/
Lycos, http://www.lycos.com/

Kalan tüm arama motorlarının aldığı pay yüzde 1 civarındadır.Arama motorları, belirli aralıklarla, kendilerinde kayıtlı web sayfalarını ziyaret edip onları, içlerinde kullanılan kelimelere göre indekslerler. Böylece, arama yapanlar, o indeks kelimelerini girdiklerinde, kelimelerin geçtiği ilgili web sayfalarının adreslerine erişirler. Web sayfalarının içinde, özel HTML komutlarıyla, anahtar kelimeler verilir. Arama motorları ilk bu kelimelere bakarlar. O yüzden, anahtar kelimeleri dikkatli seçmek, arama motorları kullanarak arama yapan müşterilerin e-dükkânınızı bulmalarını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, sattığınız ürünleri, şirket adını vb belirten kelimeleri metin içinde de belli aralıklarla kullanın. Arama motorlarının bazıları, doğrudan metinde geçen kelimeleri de indekslerler. Bu şekilde, anahtar klima bazlı aramalarda e-dükkânınızın adının çıkmasını sağlayabilirsiniz. Ama arama sonuçlarında en başa yerleşmek istiyorsanız, ne yazık ki bunun standart/sihirli bir yolu yok. Olsa bile, herkes kullanır ve bu da sonuçta pek bir şeyi değiştirmez.

Bölgesel olarak da, sözgelimi, Türkçe arama servislerine sitenizi kayıt ettirmek sizin yararınıza olacaktır.

- İkinci yol olarak, sitenizin reklâmını çok ziyaret edilen bazı popüler sitelere verebilirsiniz. (Günlük gazete siteleri, arama motorları...vb gibi). Ancak, web reklâmları oldukça pahalı olabilmektedir. Bu tip reklâmlar, o reklâma tıklayıp sitenize ulaşan kişi başına bir ücret ödemeden tutun da, sabit ücret ödemeye kadar birçok şekilde olabilir.

8) Fiyatlarınızı Düşürün: İnsanlar, alıştıkları dükkânlara giderler. Bu, e-dükkânlar için de böyledir. İnsanların "ayaklarını alıştırmanın en etkili yolu" da fiyatları düşürmek. Web'in maliyetleri düşüren bir kanal olduğunu hatırlayıp, ürünlerinizi, normal piyasada satılandan daha ucuza satıp aynı karı elde edebileceğinizi unutmayın.

9) Sitenizi Düzenli Olarak Güncelleyin: Bazı ürünleri her gün değişecek şekilde ana sayfanızda öne çıkartabilirsiniz. Sitenize gelen bir ziyaretçi, bir kaç gün öncesine göre farklılıklar bulmalı. Periyodik olarak değişen kısa anket soruları da koyabilirsiniz.

10) Sabır: E-Dükkân açılır açılmaz, hemen bir sürü müşterinin gelmesini beklememek lazım. Alışveriş yapan kişilerin sizin dükkânınızı fark etmesi biraz zaman alacaktır. İnternet çok büyük. Milyonlarca kullanıcı ve birbirine rakip binlerce e-dükkân var. Birileri sitenizden alışveriş yapmaya başladı mı arkası gelecektir. O yüzden, sabır!

Kaynak: Kobifinans


 DestekNet  İnternet Hizmetleri ©Copyright 2005  -   Kullanım Şartı

( Bu site en iyi INTERNET EXPLORER 1024 x 768 piksel'de görüntülenir.)